Uzman temizlik ipuçları için adresiniz | TemizSözlük

Hava Kirliliği Neden Oluşur?

Hava kirliliği her yıl milyonlarca kişinin ciddi hastalıklara yakalanmasına ve hayatını kaybetmesine neden oluyor. Değişen iklim şartları sadece insanların değil, tüm canlıların hayatını tehdit ediyor. Tüm bunlara rağmen işin önemi yeteri kadar anlaşılmış değil.

Güncellenmiş

Hava Kirliliği Neden Oluşur?

Hava kirliliği genel olarak atmosferde bulunan gaz, toz, duman, koku, saf olmayan su buharı ve benzeri kirleticilerin canlı sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşması şeklinde tanımlanır. Birçok ülke hava kirliliğini belirli düzeylerde tutmak ya da azaltmak için yenilenen yasalar ve teknolojilerden yararlansa da her yıl dünya genelinde 4 milyon üzerinde kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybetmeye devam ediyor. Hava kirliliğine neden olan faktörler hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için içeriğin devamına göz atabilirsiniz.

Daha sağlıklı bir gelecek için yalnızca tüketim açısından değil, üretim açısından da çevreye duyarlı, bitkisel içerikli çamaşır ve bulaşık deterjanları, bebek bakım ürünleri sunan Seventh Generation ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Hava Kirliliğine Sebep Olan Gazlar

Hava kirliliğinin en temel faktörü olan zararlı gazlar, havanın doğal yapısını bozarak birçok solunum yolu, kalp ve cilt hastalığına sebep olabiliyor. Zararlı gazları yaygınlıklarına göre 3 temel kategoride sıralamak mümkün.

Kükürtdioksit: Özellikle fosil yakıtların kullanımı sonucu ortaya çıkarak havaya karışan kükürtdioksit, en sık rastlanan zararlı gazların başında geliyor. Suda kolayca çözünebildiği için kana da karışabilen bu gaz, başta üst solunum yolları olmak üzere pek çok hastalığın kaynağını oluşturabiliyor.

Azotoksitler: Sanayi kuruluşları ve büyük fabrikaların faaliyetleri sonucu ortaya çıkan azotoksitler, tıpkı kükürtdioksit gibi yoğun şekilde havayı kirletirken suda kolayca çözünerek tehlike yaratıyorlar. Çoğunlukla yüksek sıcaklıklarda yanan kazanların bacalarından ve benzinli araçların egzozlarından çıkan bu gazlar, çok düşük düzeylerde dahi kana karıştıkları takdirde ödem, kanama ve akciğer hastalıkları gibi ciddi problemlere yol açabilir.

Karbonmonoksit: Genellikle evlerde ve işyerlerinde kullanılan yakıtların tam olarak yanmaması ile birlikte ortaya çıkan karbonmonoksit, kandaki oksijen miktarının azalmasına ve zehirlenmelere neden olabiliyor. Sigara dumanında da bulunan bu madde, farklı hastalıklara yol açabildiği gibi boğucu bir etki olarak da canlılar üzerinde etkisini gösteriyor.

NA

Hava Kirliliğine Sebep Olan Bireysel ve Kitlesel Faktörler

"Hava kirliliği çoğunlukla fabrikaların zararlı atıklarından dolayı meydana gelir." gibi yaygın bir algı olsa da yalnızca üreticilerin faaliyetlerinden dolayı değil, tüketicilerin gerçekleştirdiği eylemler sonucunda da oluşuyor. Doğal kaynaklardan dolayı meydana gelen hava kirliliği ve yapay kaynaklardan dolayı meydana gelen hava kirliliği olmak üzere 2 ana başlık altında incelenen bu faktörler, aynı zamanda farklı alt başlıklara da ayrılıyor. Yanardağ patlamaları, orman yangınları ve benzeri durumlar doğal nedenler olarak sıralanırken insan kaynaklı tüm faktörler ise yapay nedenler olarak tanımlanıyor.

Doğal Faktörler Sonucu Oluşan Hava Kirliliği: Herhangi bir insan müdahalesi olmadan; doğanın kendi işleyişi içinde ortaya çıkan hava kirliliğinin sebepleri doğal faktörler olarak adlandırılıyor. Pek çok etkene bağlı olan bu faktörlerin başında ise volkanik faaliyetler, tozlar, orman yangınları, okyanus ve denizlerdeki buharlaşma geliyor.

  • Yanardağların içinde barındırdığı veya püskürttüğü lavlarla birlikte ortaya çıkan yoğun gaz bulutları, atmosfere yüksek oranlarda kükürtdioksit yaydıkları için en önemli doğal hava kirliliği nedenleri arasında yer alıyorlar. Oldukça zehirli bir gaz türü olan kükürtdioksit, başta aktif yanardağların çevresinde bulunan yerleşim yerleri olmak üzere tüm dünyada büyük bir tehlike unsuru olarak kabul ediliyor. İşlenmemiş kömür, doğal gaz gibi yakıt türlerinin yanmasıyla da ortaya çıkabilen bu gaz türünün yalnızca yanardağ kaynaklı ortaya çıkmadığını bilmekte fayda var.
  • Orman yangınları, tıpkı yanardağ patlamaları gibi zehirli gazların ortaya çıkmasına sebep olabildikleri için önemli hava kirliliği kaynakları arasında bulunuyorlar. Yalnızca havanın kirlenmesine değil; doğanın ve canlıların yok olmasına da neden olan orman yangınları, insan faktörü olmaksızın aşırı sıcaklar nedeniyle kendiliğinden de meydana gelebiliyor.
  • Bir diğer doğal hava kirliliği kaynağını ise kumlar oluşturuyor. Özellikle kalın kum tabakalarının rüzgar, fırtına gibi olumsuz hava koşullarına bağlı olarak yer değiştirmesi, atmosfere yüksek oranda toz karışarak havanın kirlenmesi anlamına geliyor. Ancak kum fırtınası ve benzeri durumlar, ortaya zehirli gazların çıkmasına sebep olmadıkları ve hava durumuna bağlı olarak bir süre sonra dindikleri için yüksek tehlike içeren faktörler arasında yer almıyorlar.
  • Okyanus ve denizlerdeki tuzun içeriğinde bulunan sodyum klorür ve eser gazların buharlaşması da hava kirliliğine neden olabiliyor. Ancak diğer doğal faktörlerle karşılaştırıldığında bu durum yüksek risk içeren bir etken olarak kabul edilmiyor.
NA

Yapay Faktörler Sonucu Oluşan Hava Kirliliği: Her geçen gün daha da çoğalan nüfus yoğunluğu, gelişen sanayi, artan üretim ve tüketim, yapay kaynaklı hava kirliliğini giderek arttırıyor; oldukça yüksek seviyelere ulaştığı bölgelerde ise yaşamayı imkansız hale getirerek maske, oksijen takviyesi ve benzeri önlemleri zorunlu kılıyor. Yapay hava kirliliği faktörleri, doğa kaynaklı olanlarla karşılaştırıldığında ne yazık ki hem çeşitlilik hem oran bakımından çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor. Yapay faktörler arasında kurumların havaya verdiği zararların yanı sıra bireylerin yaşam alışkanlıkları da yer alıyor. Bu olumsuz etkenlerin en önemlisi ise son yıllarda sıklıkla duyduğumuz ısınma.

  • Her ısınma şekli havayı kirletiyor olsa da verdikleri zararın seviyesine bağlı olarak ısınma yöntemlerini az ya da çok zararlı şeklinde kategorize etmek mümkün. Kömür, yakıldığında ortaya çıkan oldukça zehirli gazlar nedeniyle insan sağlığı açısından en riskli alternatifler arasında yer alıyor. Doğalgaz, elektrik ve odun gibi farklı seçenekler ise kömürle karşılaştırıldığında çok daha düşük ya da yok denecek kadar az miktarlarda hava kirliliğine neden oluyor.
  • Sanayi kaynaklı faktörler içinse farklı açılardan birçok önlem almak gerekiyor. İşletmelerin hava kalitesini göz ardı ederek daha düşük maliyetli yöntemleri tercih etmesi havanın büyük ölçüde kirlenmesine yol açıyor. Fabrikaların havaya verdikleri bu zararı minimuma indirmeleri için temiz enerji kaynaklarından yararlanmaları, filtre kullanmaları ve geri dönüşümlü malzemeleri tercih etmeleri gerekiyor. Ayrıca personelleri de bu konu hakkında bilinçlendirmek ve eğitmek, yeşil alanların arttırılmasına destek olmak da kurumların hava kirliliğine neden olan faktörleri azaltmak için alabileceği diğer önlemlerden yalnızca birkaçını oluşturuyor.
  • Trafik de atmosfere insan kaynaklı gazların salınmasına sebep olan diğer önemli bir etken. Tüm dünyadaki milyonlarca aracın atmosfere verdiği zarar oldukça ciddi boyutlara ulaştığı için özellikle son yıllarda araç üreticileri emisyon değeri düşük alternatiflere yönelirken elektrikli otomobiller de giderek yaygınlaşıyor.
  • Çevreciler tarafından sıklıkla protesto edilen termik ve nükleer santraller ise yapay kaynaklı hava kirliliğine neden olan birçok faktörden bir diğerini oluşturuyor. Termik santrallerde kullanılan linyit kömürü nedeniyle ortaya çıkan toz ve küller çevreye önemli ölçülerde zarar veriyor. Termik santrallere oranla normal şartlarda yüksek oranda gaz ve benzeri maddelerin salınımını gerçekleştirmeyen nükleer santrallerde tehlike yaratan durum ise bu santrallerin atıkları oluyor. Tehlikeli boyutlarda radyasyon içeren bu atıklarla ilgili oldukça dikkatli olmak ve özel önlemler almak gerekiyor. Aksi takdirde geri dönüşü olmayan ve binlerce insanı etkileyebilen facialar meydana gelebiliyor.
  • Hava kirliliği yalnızca işletmelerden ve üretimden dolayı kaynaklanmadığı gibi tüketiciler olarak bizlerin de yaşam alışkanlıkları hava kirliliğini büyük ölçüde etkiliyor. Bu nedenle hava kirliliğini bir sanayi sorunu olmaktan çıkarıp, bireylerin de kendi alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerekiyor.
  • Belediyeler ve devletler hava kirliliği için çeşitli yasal düzenlemeler gerçekleştirse de bu düzenlemeler yetersiz kalabiliyor. Haliyle bu noktada çevrecilere ve halka bu eksikleri her daim yetkililere iletmek görevi düşüyor.
  • Özellikle hava kirliliğini gidermek için hem bireysel hem kitlesel bazda yeniliklere açık olmak gerekiyor. Çünkü yeni yakıt kaynakları, yeni üretim metotları, yeni ulaşım şekilleri ve benzeri fark yaratan her şeyin çevre ve hava kirliliğini azaltma potansiyeli bulunabiliyor.
  • Aslen yayınlandı